Anasayfa / Sağlık / Sır tutabilir misin doktor?

Sır tutabilir misin doktor?


Türk erkeği en çok…

haber detay 3545454

Estetik uygulamalara olan talep her geçen gün artıyor. Geçmişin iddialı ve kendini ilk görüşte belli eden ameliyatlarının yerini ise daha doğal ve kişiye özel uygulamalar alıyor. Erkekler yaptırdıkları estetiğin anlaşılması konusunda kadınlardan daha hassas.

Çağımızda genç görünmekten çok doğal, dinamik, canlı ve güzel görünmek hedefleniyor. Çünkü günümüzün stresli ortamı insanlara olduğundan daha yaşlı, daha yorgun ve daha enerjisiz bir yüz ifadesi veriyor.Yaşı ne olursa olsun, sarkık göz ve kaş yapısı, göz altı çukurlukları, yanakların aşağıda oluşu, dikdörtgen veya tombul görünen yüzler, yorgun yüz ifadesi gibi bazı özellikler kişiyi; yaşlı, mutsuz ve olumsuz gösteriyor.

Kendilerine bu nedenlerle başvuran hastalarına pozitif ve dinamik yüz ifadeleri kazandırdıklarını söyleyen Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erdem Tezel, “Bu ifadeyi sadece yüzdeki kırışıklıkların giderilmesine bağlamak ve botoksla çözüm aramak yanlıştır. Cerrahi ile yapılacak işler botoks ile yapılmaya çalışıldığında komedi dizilerine konu olan şaşkın veya ifadesiz yüzler ortaya çıkıyor. Botoksa karşı değilim ama bir joker unsur olarak her sorunun botoksla halledilmeye çalışılmasını doğru bulmuyorum” diyor.

TÜRK İNSANI EN ÇOK BURNUNDAN SORUNLU
Türk insanın burnunun genetik olarak güzel olmadığını ve bu nedenle ülkemizde en çok burun estetiği yapıldığını söyleyen Tezel, bu durumun Türk plastik cerrahlarını bu konuda oldukça deneyimli hale getirdiğine dikkat çekiyor. “Eskiden küçük, oyuk ve kalkık burunlar yapılıyor ve çok az kişi yaptırabildiği için bunun belli olması bir ölçüde hoşa gidiyordu” diyen Tezel’e göre günümüzde doğallık çok daha ön plana geçmiş durumda. Artık hastalar en ufak bir iz, bir abartı veya ameliyatlı olduklarını belli edecek bir gölge dahi istemiyor.

İZSİZ KIKIRDAK TESPİTİ
Burun ameliyatlarında yaklaşık on beş yıldır kendi geliştirdiği ve uluslararası bilimsel dergilerde kabul görmüş ” İzsiz kıkırdak tespiti” yöntemini kullandığına dikkat çeken Tezel, bu yöntemle burnun birçok vakada kemiğe hiç dokunmadan istenilen şekle getirilebildiğine ve bu işlemin lokal anestezi ile on beş – yirmi dakikada tamamlanabildiğine dikkat çekiyor. “Kemiğe müdahale gerekse bile bu yöntemde yaptığımız minimal bir kemik işlemi olduğu için bu durum hem doğallığı yakalamamızı hem de hastaların çok daha çabuk iyileşmelerini sağlıyor” diyen Tezel, izsiz kıkırdak tespiti yönteminin burun düşmesi sorununa da son verdiğini ve burun ucu kıkırdakları, “Septum” adı verilen ana taşıyıcı kıkırdağa yapışarak iyileştiği için elde edilen sonuun kalıcı olduğunu söylüyor.

GÜZEL BURUN
Tek tip güzel burun tanımlamasının doğru olmadığını, burnu yüzle bir bütün olarak değerlendirmenin en sağlıklısı olacağını söyleyen Tezel, ” Güzel burun o yüze oturan burundur ” diyor. Çok küçültülmüş burunları beğenmediğini, ameliyatlı görüntüye yol açan en önemli unsurlardan birinin bu çok küçültme merakı olduğunu söyleyen Tezel’e göre burun aslında yüze anlam katan bir çıkıntıdır ve bu çıkıntının belli ölçüde korunması gerekir.

“Burun sırtındaki kemerden kurtulmanın tek yolunun o kemiğin alınması olarak görülmesi kemiğe aşırı müdahaleyi de beraberinde getirmektedir ” diyen Tezel, izsiz kıkırdak tespitinin tam bu noktada çözüm getirdiğini; burun ucu yükseltildiğinde kemerin bazen tamamen bazen de büyük ölçüde ortadan kalktığını söylüyor. Burun açısının yüze göre ayarlanması da çok önemli görülüyor. Aşırı kalkık burunlar hem ameliyatlı olduğunu hemen belli ediyor hem de hoş görünmüyor.

REDDETMEYİ BİLMEK GEREK
Erkekler için estetikli görünmenin kadınlardan daha korkutucu olduğu belirtiliyor. Bu nedenle özellikle burun estetiğinde erkeklerde burun sırtının tam ortasında bir kemik tümsek veya en azından bir gölge bırakmak gerekiyor. Kadınlar ise akıllarındaki veya beğendikleri kişilerdeki burunları hekimlerini zorlayacak şiddette isteyebiliyor. ” Bu noktada plastik cerrahın çok dikkatli olması ve gerekli görmesi halinde reddetmeyi bilmesi gerekiyor” diyen Prof. Dr. Erdem Tezel, bir hastanın yüzüne gitmeyeceğine inandığımız bir uygulamayı hastaya açıklamak ama doğal olmayacak bir sonuç için ısrarcı olması halinde operasyonu yapmayı kibarca reddetmek gerek” diyor.

BURUN ESTETİĞİ YAŞI KÜÇÜLDÜ
Burun estetiği son zamanlarda daha genç yaşlarda daha çok istenir ve yapılır hale geldi. Burun gelişimi 16 -17 yaşlarında tamamlandığı için kişiye bu yaşlardan sonra operasyon yapılabiliyor. “İnsanların toplumdaki kalıcı yerlerini almadan kendilerinde kusur gördükleri değişikliği yaptırmak istemeleri çok doğal” diyen Tezel, son dönemde ki burun estetiği talepleriyle lise bitip üniversiteye başlamadan veya kişi iş hayatına atılmadan önce karşılaştıklarını söylüyor. Bilinçli ailelerin, genç kız veya erkek çocuklarında kompleks oluşmadan bu sorunu halletmek için istekli oldukları belirtiliyor.

YÜZ GENÇLEŞTİRMEDE BAŞVURULAN YÖNTEMLER
Endoskopik yüz estetiği son zamanlarda yüz gençleştirmede sık kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. ” Klasik yüz germe de halen gerektiğinde kullanılıyor” diyen Tezel, yağ enjeksiyonlarının belli bölgelere uygulandığında güzel sonuçları olduğunu ancak her şeyi yağla çözmeye çalışmanın çok şiş, aşırı büyük ve doğallıktan uzak sonuçlara yol açtığını söylüyor. Bu noktada gerektiği kadar botoksa, “evet” ama sırf botoksla gençleşmeye çalışmaya “hayır” diyen Tezel’e göre mimikleri yok etmek tuhaf hatta komik sonuçlara yol açıyor.

HANGİ YÜZ SORUNUNDA HANGİ UYGULAMA?
Endoskopik yüz estetiği: (izsiz yüz estetiği) Şekillendirme veya gençleştirme amacıyla kullanılıyor. Bu ameliyatla kaşların gözün şekillendirilmesi, gözaltı çukurlarının giderilmesi, yanaklar ve elmacık kemiklerine şekil verilmesi ve yüz ovalinin sağlanması mümkün oluyor. İz bırakmadığı , mimikleri ve doğallığı bozmadığı için her yaşta yapılabiliyor. Özellikle düşük kaşlar , çukur ve koyu gözaltları, aşağı inmiş yanaklar , olumsuz ve yorgun yüz ifadesi gibi sorunların giderilmesinde etkili görülüyor ve çabuk iyileştiği belirtiliyor.

Klasik yüz germe: Özellikle aşırı deri sarkması gevşekliği olan kişilere uygulanıyor. Bu yüzden de genellikle 55- 60 yaş üzeri hastalarda tercih ediliyor . Kulak önünde ve arkasında iz bırakıp deri sıyrılarak yapıldığı için mimikleri etkiliyor.

Kendi yağ dokusu ile dolgu: Uygun yerlerde ve dozunda uygulandığında etkili bir yöntem olarak görülmesine karşın işin kolayına kaçıp yağ ile tüm yüzü doldurup gerip şekillendirmeye çalışmak kötü sonuçlara yol açabiliyor. Bunun sonucunda ortaya çok geniş, doğal olmayan ve şişman gösteren bir yüz çıkıyor. Gözaltı çukurlarını da sırf yağ dolgusuyla gidermeye çalışmanın çok tehlikeli olduğu ve bu tip hastalarda yağı geri çekmenin zorluğuna dikkat çekiliyor.

İple ve çeşitli malzemelerle askılama: Yüzü veya kaşları çeşitli askı dikişleriyle asmaya yönelik girişimler olup sonuçların en çok bir iki ayda etkisini kaybettiği belirtiliyor. Bazen bir taraf kendini daha erken bıraktığı için asimetriye yol açıyor. Kolay ve muayenehane ortamında uygulanan ucuz bir yöntem olduğu için tercih edilse de tercih deriyi yırtarken iz bırakıldığına da rastlanıyor.

Botoks: Yüzdeki mimik kaslarının deride oluşturdukları çizgileri gidermek için kullanılıyor. Kasın hareketlerini yaklaşık üç – dört ay süreyle azaltan bir toksin içeriyor. Doğru kullanıldığında özellikle göz kenarlarındaki gülme çizgileri ; kaş çatma ve alın çizgilerinden çok güzel sonuçlar alınıyor ama beklentileri arttırdığınızda doz da artıyor ve mimikler tamamen donabiliyor.

Dolgu maddeleri: İnce kırışıklıklar veya küçük çukurcukların doldurulmasında kullanılıyor. Yüze kontur verme ve yanakları doldurup elmacık kemiklerini yükseltmek amaçlı da uygulanabiliyor. kaynak haberturk



Sizde Yorum Yazabilirsiniz:


Bunlar da ilginizi çekebilir


ANINDA HABER İÇİN BEĞEN TIKLAYALIM !!!

Scroll To Top