Anasayfa / Kültür Sanat / Sinema dünyası Chabrol’e ağlıyor

Sinema dünyası Chabrol’e ağlıyor


Fransız sinemasının yetiştirdiği en önemli yönetmenlerden biriydi Claude Chabrol… Kariyeri boyunca her yeni filmiyle izleyicileri heyecanlandırmayı başardı. Sinema, filmlerinde burjuva ailesini didiklemekten asla vazgeçmeyen ‘komünist’ yönetmeni kaybetti dün…

Sinema dünyası, 1950’lerde başlayan sinema akımı Fransız Yeni Dalga’nın kurucularından ve Fransız sinemasının yetiştirdiği en önemli yönetmenlerden Claude Chabrol’ü kaybetti. Paris Belediye Başkanlığı Kültür İşleri Başkanı Christophe Girard, dün Claude Chabrol’ün 80 yaşında hayatını kaybettiğini açıkladı. Ölüm nedeniyle ilgili bir bilgi ise verilmedi.
Claude Chabrol, 1930’da Paris’te doğdu. 2. Dünya Savaşı yıllarını orta Fransa’da, Sardent adlı kasabada geçirdi. Savaş bitince Paris’e dönen Chabrol, Paris Üniversitesi’nde önce eczacılık okumaya başladı. Ailesi eczacılıkla uğraşıyordu ve Chabrol de eczacılığın alın yazısı olduğuna inanıyordu…

Hitchcock’tan çok etkilendi
Bir süre sonra hukuk okumaya başlayan Chabrol, savaş sonrası kurulan bir sinema kulübüne dahil oldu. Bu kulübe girmek, hem onun hayatının hem de sinema tarihinin seyrini değiştirdi. Çünkü ileride ‘Yeni Dalga’ sinemasını başlatacak ve bilinen sinema dilini yıllarca etkileyecek ekiple, Jean-Luc Godard, François Truffaut ve Eric Rohmer’le burada tanıştı. Chabrol de, Godard ve Truffaut gibi ‘Yeni Dalga’nın teorik temellerini atan Cahiers du Cinema dergisinde yazmaya başladı.
1957’de Eric Rohmer’le birlikte Alfred Hitchcock kitabını kaleme aldı. Bu kitap Hitchcock hakkındaki ilk ciddi çalışmalardan biri olması bir yana, Chabrol için ayrı bir öneme sahipti. Kariyeri boyunca iki yönetmen onu çok etkileyecekti: Alfred Hitchcock ve Alman yönetmen Fritz Lang…
1958’de ilk eşinden aldığı finansal destekle ilk filmi ‘Le Beau Serge’yi yönetti. 70’i aşkın sinema ve TV filmine imza atacak Chabrol, ilk filmini 2. Dünya Savaşı yıllarını geçirdiği Sardent’de çekti. Gerçekçi stiliyle dikkat çeken, işçi sınıfından karakterleri odağına alan film, Yeni Dalga akımının ilk örneklerinden sayılıyor.

Berlin’de Altın Ayı heyecanı
Bir yıl sonra yönettiği “Les Cousins” da, ilk filmi kadar alkış topladı ve Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ile döndü. 1960’da ise Yeni Dalga’nın en önemli filmlerinden ‘Serseri Aşıklar’da (A Bout de Souffle) Jean-Luc Godard’ın teknik danışmanıydı.
Claude Chabrol, 1968’de “Tamamen istediğim gibi çektiğim ilk filmim” dediği ‘Les Biches’i yönetti. Aynı yıl, bir diğer önemli Chabrol yapıtı olan ‘Le Femme Infidele’de izleyici karşısına çıktı. 70’ler ve 80’lerde Chabrol, artık Chabrol olmuştu. Anthony Perkins, Orson Welles, Romy Schneider, Rod Steiger ve Donald Sutherland’in de aralarında olduğu birçok önemli aktörle çalıştı. Polisiye türünde etkin yazarlardan Ed McBain, Georges Simenon ve Patricia Highsmith’in yapıtlarının uyarlamalarına imza attı.
Duraklama dönemi yok!
Usta yönetmen Chabrol, sinema alanında hiçbir zaman duraklama dönemi geçirmedi. ‘90’larda büyük beğeni toplayan “La Cérémonie” ve ‘Hell/L’Enfer’i yönetti. Son filmi “Bellamy”, 2009’da izleyici karşısına çıktı.

Burjuva ahlakını sorguladı hep…
Chabrol, politik görüşlerini, “Ben bir komünistim. Ama bu, buğday hasadıyla ilgili filmler çekmek zorunda olduğum anlamına gelmiyor” cümleleriyle açıklayacaktı. Buğday hasadıyla ilgili filmler yapmasa da, kariyeri boyunca burjuva ailesini didiklemeyi sürdürdü ünlü yönetmen. Burjuva ahlakını, ailenin içerisine cinayetler, entrikalar ve skandallar koyarak sorguladı, iki yüzlülüğü eleştirdi. Bunu yaparken de, izleyicisiyle bağını hiç koparmadı; onları hiç küstürmedi. Yeni bir Chabrol filmi izleme fikri, yönetmenin yarım asırlık kariyeri boyunca sinema meraklılarını heyecanlandırmayı sürdürdü.

Kaynak milliyet
NİL KURAL



Sizde Yorum Yazabilirsiniz:


Bunlar da ilginizi çekebilir


ANINDA HABER İÇİN BEĞEN TIKLAYALIM !!!

Scroll To Top