Anasayfa / Magazin / Sibel Can hayal kırıklığından bahsetti

Sibel Can hayal kırıklığından bahsetti


Türkiye’nin en genç assolisti olarak 1980’lerin sonunda Maksim sahnelerini titreten Sibel Can, o yıllardan kalan bir anısını paylaştı.

haber detay 3440850961

Instagram hesabında yazdıklarıyla hayranlarının şaşırtan Sibel Can “Türkiye onu konuşuyor. Maksim’de assolist olarak sahneye çıkıyor. Albümleri milyonlar satıyor. Gazeteleri özellikle magazini meşgul ediyor” iken bakın hangi sınava girmiş ve başına neler gelmiş…

Bir hayalim vardı çocukken. Hani sorarlardı ya “Büyüdüğünde ne olacaksın?” diye. Ben hep “Radyo sanatçısı olacağım” derdim Hem de Ankara Radyosu’nda diye altını çizerdim. Tabii müzisyen bir aile olduğumuz için evde sadece TRT izler ve hep radyo dinlerdik. Radyo daha gizemli gelirdi bana bayılırdım. Yıllar geçti, Ankara Radyosu’ndan önce sesimi Orhan Gencebay keşfetti. Beni sizlerle tanıştırdı, rüya gibiydi. Allah rahmet eylesin, benim değerli hocam Mustafa Erses, -her şeyimi ona borçluyum, repertuar, tavır, üslup- bu hayalimi biliyordu. Radyo sınavlarına girmeye karar verdim. Herkes karşı çıktı, “Ne gerek var, zaten Türkiye seni tanıyor. Albümlerin milyonlar satıyor -o zaman albüm satış rakamları öyleydi- Türkiye’nin en büyük gazinosunda Maksim’de assolist oldun. Gerek yok!” dedi etrafımdaki herkes. Ama ben ısrarla radyooo diye tutturuyordum. Bu arada Mustafa Erses demek Türkiye Radyo Televizyon Kurumu yani TRT demek. Merak edenler, hocamın TRT’ye yaptığı programlara baksın, feyz alsın; özellikle müzikseverlere tavsiye ediyorum.

Ve sınav günü geldi…
Biz hocamla zaten hazırdık ama size heyecanımı anlatamam.
Sınavdan bir gün önce Ankara’ya gittik; yanımda rahmetli annem, rahmetli Mustafa Erses Hocam, Allah ömür versin Mustafa Taşpınarlı Hocam.
Heyecan dorukta!
Aman Allahım.
Beş kişilik heyet karşımda. Sabahın köründe karşılarında beni görünce ne kadar şaşırdıklarını görebiliyordum.
Dışarıda annem dua ediyor, iki Mustafa Hocam da radyonun içinde volta atıyormuş.

Heyet şaşkın, ben kararlı.
Birkaç farklı makamdan oluşan şarkılar icra ettim ( hala heyecanlanıyorum demek ki radyo üslubuyla yazdım)
Lafı uzatmak istemiyorum. Sonucu merak ediyorsunuz değil mi?
Radyo sınavını kazanamadım.
Ben oraya giderken Sibel Can olduğumu düşünememiştim. Benim için önemli değildi. Benim için müzik önemliydi. Şarkı söylemek. Türk müziği önemliydi, bugün olduğu gibi. Masum bir hayalimi gerçekleştirmek istiyordum sadece.
Önyargı ve kıskançlık yüzünden kazanamadım sınavı. Bunu adım gibi biliyorum. Onlara göre, Sibel Can’ın ne işi vardı radyoda! “Türkiye onu konuşuyor. Maksim’de assolist olarak sahneye çıkıyor. Albümleri milyonlar satıyor. Gazeteleri özellikle magazini meşgul ediyor. Ne işi var canım Sibel Can’ın radyo koridorlarında” diye düşündüler herhalde. Çok üzülmüştüm, hatta rahmetli Fahrettin Aslan çok kızmıştı bana, “Herkes senin yerinde olmak isterken senin bunu kafana takmana inanamıyorum kızım” demişti. Hiç unutmuyorum.
Yılar sonra TRT’de aylar süren bir program yaptım. Sevgimle, saygımla, müzik aşkımla. Şükürler olsun. TRT’de artık her şey değişti. Öyle önyargıyla güzel seslerin üstünü bir kalemde kimse çizemez.” kaynak aksam


Sizde Yorum Yazabilirsiniz:



ANINDA HABER VE GELİŞMELERİ İÇİN BEĞEN TIKLAYALIM !!!

Scroll To Top