Anasayfa / Gündem / Seri katil mi değil mi?

Seri katil mi değil mi?


Üç cinayetin ve son olarak tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı cinayetinin faili olarak aranan Atalay Filiz’in seri katil olup olmadığını Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Oral ve deneyimli polis muhabiri Sevinç Yavuz’a sorduk. İkili bu konuda farklı düşünse de Filiz’in yüksek zekasının cinayetlerinde değil, kaçış planlarında ortaya çıktığını anlatıyor

haber detay h687466513

Türkiye günlerdir Galatasaray Lisesi mezunu, asker bir babanın oğlu Atalay Filiz’i konuşuyor. Fransa’daki Sorbonne Üniversitesi’nde biyoloji okuduğu, dört yabancı dil bildiği kesinliği olmayan diğer bilgiler arasında. Tuzla’da yaşayan tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’yı öldürme suçuyla aranan Filiz’in üç yıldır Ankara’da çocukluk arkadaşını ve arkadaşının sevgilisini öldürme suçuyla aranması ve Paris’teki Rus sevgilisinin beş yıldır kayıp olduğunun belirlenmesi ise akıllara “Seri katil mi?” sorusunu getirdi. Peki seri katilin tanımı nedir? Atalay Filiz için seri katil denilebilir mi? Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Oral ve uzun yıllar polis muhabirliği yapan, geçtiğimiz haftalarda “Türk Seri Katiller” isimli kitabı yayımlanan Sevinç Yavuz’la konuştuk. İkilinin konu hakkındaki görüşleri farklı olsa da Atalay’la ilgili altını çizdikleri tek bir şey var: “İşlediği cinayetler tuhaf değil ancak bu kadar uzun süre kaçabilmesi maharet.”

“Vatandaş katkısıyla bulunabilir”

Prof. Dr. Gökhan Oral (Adli Tıp Uzmanı)

– Günlerdir insanlar tarih öğretmeni Fatma Kayıkçı’yı öldüren Atalay Filiz’i konuşuyor. Medya ve Türk toplumu aranan seri katili buldu mu dersiniz?

Bugüne kadar bildiğimiz bir seri katil tipolojisi vardı, “Aa bu o galiba” dediler ama adamın o tipolojiyle alakası yok ki. Galatasaray Lisesi’nden mezun olduğu söyleniyor ama emin değiliz. Yıllıkta yazıları var arkadaşları tarafından yazılan ama mezun olmayanlara da hatıra olarak yazılır o yazılar. Bu tip durumlarda yazılan ve iddia edilenlerin yarısı yanlıştır. Üstelik daha da kötüsü hangi yarısı yanlıştır, onu da bilmiyoruz. Sonuç olarak bir Galatasaray Lisesi öyküsü var, kayıp olan ve öldürmüş olabileceğinden şüphenilen bir kız arkadaş var, faili meçhul diye ilan edilmiş bir çift var, kaldı ki orada da durum hâlâ şüphelidir. Kırmızı bültenle aranıyor dahi olsa hukuki hakları itibariyle hâlâ şüphelidir. Biz karar veremeyiz.

– Polis çok büyük ihtimalle bu kişi diyor.

Evet, parmak izleri alınmış ama otopsi sonucu geldi mi, suç aleti bulundu mu bilmiyoruz. Bavulla taşındı deniyor. Siz o bavulu görmediniz mi? O bavula nasıl sığacak diye düşünmediniz mi? Herkes düşündü. Nasıl sığar onun içine! Bir insanı eğip bükemezsiniz. İçine girmeye çalışsanız giremezsiniz. Bir gazetede “Ceset ağaç dibinde bulundu” diyor, diğerinde çöp konteynırında… Bunların hepsi başka başka şeyler ifade eder. Hepsinin bir anlamı vardır. Medya onu seri katil ilan etmek istedi sanırım. Seri katil tanımına uyan biri yok henüz karşımızda. Bilgilerin olduğu kısmıyla, dört cinayeti de onun işlediğini varsayarak konuşursak tipik seri cinayet faili profiline uyduğunu söylemek zor.

“İkiden fazla cinayet işleyen herkes seri katil değildir”

– Nedir seri katilin tanımı, katilden ayıran özellikleri?

Seri katilin tanımının ortaya atılması da yine medya yoluyla olmuştur ABD’de. FBI’ın tanımladığı seri katiller en az iki ya da üç cinayet işleyen ve cinayet motivasyonunun ilk anda anlaşılamadığı, daha derin psikolojik motivasyonlara dayanan tuhaf cinayetler işleyen ve neredeyse tamamında tanımadığı kişileri öldüren insanlardır. İki ya da üçten fazla cinayet işleyen herkese seri katil demiyoruz.

– Atalay Filiz’in cinayet motivasyonu anlaşılabildi mi?

Filiz örneğinde motivasyonu anlaşılamayan bir cinayet var. Daha önce başka cinayetlerden de sorumlu tutulduğu için akla direkt “Seri katil mi?” sorusu geliyor ama önceki cinayetlerinin motivasyonu da çözülememiş. Eğer biri sağ kalsaydı anlayacaktık ne olduğunu. Bellki dört kişilik bir arkadaş grubunda karışmış işler ve Atalay’ın öldürdüğünü varsayarsak o da bir hesap görmüş. Bu bir cinayettir ve suçtur elbette. Sonraki dönemde bir şey yapıp yapmadığını da henüz bilmiyoruz.

– Cesedi bavulda taşıdığı iddia edilen görüntüleri, odasındaki garip düzen ve hakkında yazılanlar toplumun ve medyanın ilgi odağı oldu. Sıradan bir cinayet mi diyorsunuz?

Cinayetin kendisinde diğer seri katillerde gördüğümüz gibi işkence, törenler, ritüeller vs. yok. Atalay Filiz’in bu cinayetleri işlediğini varsayarak konuşursak eğer, iki cinayeti de kısa sürede işliyor. Birini vuruyor ve kaçıyor, son cinayetinde ise bıçakla öldürdükten sonra iddialara göre bavula koyup kaçıyor. Bu cinayetlerde pek fazla tuhaf bir şey yok ama öncesinde ve sonrasında ilginçlik var. Yöntem sıradan olsa da bu iyi planlanmış bir cinayet oluyor. Sonrasında yakalanamadığı için kaçış planı önceden hazır demek oluyor. Çok beklenen bir şey değildir bu kadar uzun süre saklanabilmesi. Terör suçlarında, daha organize işlerde şahıslar kaçabilir ama tek başına suç işleyen birinin bu kadar maharet göstermesi ilgi çekicidir. Bir önceki cinayetinde de yakalanamamış, bakın şimdi de sırra kadem bastı. Dolayısıyla kaçma ve saklanabilme ustalığı var. Tüm bunlar bize “Seri katil mi?” sorusunu sordurabilir. Ancak bunun için son üç yıldır faili meçhul cinayetlerin hepsini tarayıp ortak özellik var mı yok mu bakmak lazım.

“Yaşadığı oda çok mühim”

– Seri katil olduğu iddia edilen birinin aramızda dolaştığını bilmek rahatsız edici…

Herkesin temennisi bir an önce yakalanması ama bu manada düşünüldüğünde yanlış aslında. Çünkü şahsın mahareti kaçmak ve saklanmak. Mahareti bu olduğuna göre daha olağandışı şeyler düşünüp hareket etmek lazım. Burada güvenilebilecek en iyi şey eşkaliyle ilgili bildirimlerdir. Vatandaş şüphelendiği anda polise bildirmeli; diğer türlü polisin standart yöntemleriyle bu şahsı yakalamak çok zordur. Bu sadece bu ülke için geçerli değil. ABD’de de, Avrupa’da da zordur. Kolaylıkla güven kazanacak bir duruşu var. Kılıktan kılığa girmesi gerekmiyor çünkü tehdit hissi yaratmıyor etrafında. Vatandaş katkısıyla bulunma ihtimali yüksek.

– Filiz’in yaşadığı odanın görüntülerinden çıkarımda bulunmak mümkün mü?

Her türlü datadan bir bilgi üretmek mümkün. Yaşadığı yer çok mühimdir. Fiziksel analizin yanı sıra ruhsal analizde bulunmak da mümkündür. Failin kendine has bir mantığı vardır ama bazen bu mantığı rüyalardaki kadar karışık olabilir. Görüldüğü kadar basit ve sıradan değildir. Bazen kendisinin bile farkında olmadığı bir mantık silsilesini izliyor olabilir.

“Ulaşamadığı kadınları öldürüyor olma ihtimali var”

Sevinç YAVUZ
(Deneyimli polis muhabiri)

– Birçok cinayetin faili olan Atalay Filiz için seri katil diyebilir miyiz?

Evet, bence kesinlikle bir seri katil. Öncelikle sevgilisi ortada yok. Ayrıca üç yıl karanlıkta. Bu üç yıl içinde o bölgede neler olduğuna bir daha bakmak lazım. Faili meçhullere, özellikle Atalay Filiz’in yakın ya da uzak çevresine. Ulaşamadığı kadınları öldürüyor gibi görünüyor. Bence Filiz cinayetleri aşk motivasyonuyla işliyor. Dosyayı başından beri takip ediyorum ama benim kafamda çok önemli bir soru var. Son kurbanı olan öğretmenin üç bin lirasını aldığı söyleniyor. Çocuğunu okula almaya giden bir kadının yanında neden o kadar para vardı? Ayrıca kurbanını apartaman koridorunda beklediği de çok akla yatkın değil. Bir şekilde kurbanı elinden kaçmış olabilir. Yani daha planlı bir cinayet olabilir. Kan izlerini siliyor ve onu gören komşu olmasına rağmen cesedi valize yerleştirecek ve taşıyacak kadar kendine güveniyor. Ya da sahnesini tamamlamak istiyor. Halbuki sıradan bir soyguncu cesedi evde bırakır kaçardı. Bırakmamış. Eğer bir şekilde yakalanmak isteniyorsa tabii.

“Atalay Filiz agresif bir katil”

– Kaldığı odanın görüntüleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Odada ilk dikkatimi çeken boş su şişeleri oldu. Madde bağımlılığını aklıma getirdi. Daha önce de başka bir seri katilin yaşadığı yerde gördüğüm manzaralardan biri. En az bunun kadar dikkat çeken bir şey de odanın bütün dağınıklığı arasında düzenle sıralanmış iki şey var; bulmacalar duvara dik olarak yaslanmış kalemler. Aynı şekilde çakmak da. Yazı önemliymiş demek ki.

– Cinayet işleme tarzına ve kaçış planlarına bakarsak orta zekalı seri katiller arasında mı yoksa kitabınızda bahsettiğiniz yüzde 31’e dahil olan zeki grubuna mı dahil?

Geçmişine baktığımızda çok zeki olduğunu zaten söyleyebiliriz. Hatta öğretmenleri onun için, “O kadar zekiydi ki, tek başına ormana bıraksanız yaşayabilirdi” diyorlar. Ancak cinayetleri işleme ve planlamasında o zekayı göremiyoruz. Bunu engelleyen bir şey olmalı. Bir kere agresif bir katil. Kurbanlarına tüfek ve bıçakla aniden ve kendini göstermeden saldırıyor. Buna fiziksel olarak güçsüz olması ya da kendini öyle hissetmesi de neden olabilir. Hatta geçmişte kendinden güçlü biri nedeniyle yaşadığı bir travma da kurbanlarına yaklaşmasına engel olabilir. Diğer yandan ise muazzam bir kaçış planına sahip ve yakalanamıyor. Şu anda çok yoğun bir polis ablukasında olmasına rağmen yakalanamıyor, zekasını saklanmasında ve kaçmasında görebiliyoruz.

“Her şey bizi bir kurban yapabilir”

– Seri katil kurbanını neye göre seçiyor? Seri katilin hedefinde olduğumuzu anlayabilir miyiz?

En büyük düğüm bu zaten. Belki bir koku, geçmişteki bir an, saç, göz rengi, aksayan ayağımız, yaşlı-genç olmak. Fahişe ya da kumarbaz olmak. Her şey ama her şey bizi bir kurban yapabilir. Sadece onların kafasında… Üstelik hedef olduğunuzu anlamak da mümkün değil. Mesela Ted Bundy, şu ABD’li “baby face” diye anılan katil, koluna alçı takar, bütün yakışıklılığı ve gülümsemesiyle kitapları taşımak için kadından yardım ister. Arabanın içine eğilince de başına alçıyla vurarak bayıltırmış. Hangimiz yardım isteyen çaresiz bir yakışıklıya yardım etmeyiz ki?

– Seri katillerin ailelerinin tepkisi ne oluyor? Toplumdan izole oluyorlar mı?

Çok zor bir durum. Kelimelerle anlatılacak gibi değil. Birçoğunun ailesiyle görüşme imkanım oldu. Bazıları inkar, bazıları göç, bazıları da kendine açıklama yolunu seçmiş. Sahiden bu dünyadaki cehennem denecek cinsten. Hemen hemen hepsinin ailesi de kendi halinde kimselerdi. Filiz’in yıllar önceki fotoğraflarıyla minibüste çekilen son fotoğraflarına çok dikkatli bakmak ve okumak lazım. Aradaki değişim, insan ruhunun yüze yansıması gibi. Filiz ailesi, çocuklarının kaçmasına yardım etti mi bilmiyorum ama keşke aileler, çocukları suç işlediğinde onları korumak yerine cezalarını çekmelerine izin verseler. Bu herkes için daha iyi. kaynak milliyet


Sizde Yorum Yazabilirsiniz:



ANINDA HABER VE GELİŞMELERİ İÇİN BEĞEN TIKLAYALIM !!!

Scroll To Top