Anasayfa / Gündem / Mahkeme olmayan sanığı ‘sehven’ gördü

Mahkeme olmayan sanığı ‘sehven’ gördü


Uyuşturucu davasına bakan mahkeme, kendisinin tahliye ettiği sanığı tutuklu diye cezaevine yazı yazarak mahkemeye çağırdı. Sanık gelmedi ama mahkeme “duruşmada hazır bulundu” diye iki kez zapta geçirdi. Hatalarını fark edip tutanak tutan mahkeme daha sonra olayı savcılığa intikal ettirerek kendilerini ihbar etmiş oldu.

haber detay h68746853435

Mahkeme, olmayan sanığı “duruşmada hazır bulundu” diye iki kez zapta geçirdi. Vatan gazetesinden Çağdaş Ulus’un haberine göre İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaşanan skandal şöyle gelişti. Uyuşturucu ticaretinden tutuklanan ve 30 yıl hapis cezasına mahkum edilen Kutbettin Tosun hakkında mahkeme bir süre sonra tahliye kararı verdi. Tahliye sonrası benzer bir davadan daha Kutbettin Tosun ve arkadaşları hakkında yeni bir iddianame hazırlanınca aynı mahkeme dosyaların birleştirilmesine karar vererek duruşmaları tek dosya üzerinden görüşmeye başladı. Ancak iki dosyayı birleştirip bu suçtan da Tosun hakkında tutuklama veren mahkeme, hem sanığı tutuklamayı unuttu hem de tutukluluğa devam kararı aldı.

TAHLİYEYİ UNUTTULAR

Skandallar zinciri ise bundan sonra başladı. Sanığı tahliye ettiğini unutan mahkeme M.B.’nin ve arkadaşlarının ilk duruşmada hazır bulunması için tahliye olduğu cezaevine yazı gönderdi. Duruşma günü geldiğinde ise cezaevi idaresi Kutbettin Tosun tahliye olduğu için sadece tutuklu arkadaşlarını mahkemeye gönderdi. Tebligattan habersiz olduğu için de Tosun duruşmaya katılmadı ama mahkeme heyeti sanık oradaymış gibi davayı görüp duruşmayı ileriki bir tarihe bıraktı. Sanığın da bir sonraki duruşmada hazır olması için yeniden cezaevine yazı gönderdi.
Yine aynı yazıyla karşılaşan cezaevi idaresi ise aynı gerekçelerle tebligatı dikkate almayıp Tosun hariç diğer tutuklu sanıkların ikinci celsede salonda hazır bulunmasını sağladı. Buna rağmen sanığın salonda olup olmadığına bakmayan heyet, yine topluca yoklama alıp sanığın salonda olduğunu da zapta geçip tutukluluğa devam kararı verdi. Ardından duruşmayı bir kez daha erteleyip sanığın duruşmada hazır olması için üçüncü kez cezaevine yazı gönderdi. Durumdan bu defa şüphelenen cezaevi yönetimi ise mahkemeyle iletişim kurunca mahkeme sanığın tutuklu olmadığını fark etti. Skandal da bu şekilde ayyuka çıktı. Mahkeme ‘sehven hata yaptık’ diyerek tutanak tuttu.

KENDİ KENDİNİ İHBAR ETTİ

Hatanın farkına varan mahkeme tutanak tutarak durumu ortaya çıkaran ve bir nevi kendilerini ihbar eden 16. Ağır Ceza Mahkemesi tutanakta “Sanık Kutbettin Tosun’un 2015/210 Sorgu sayılı tevkif müzekkeresi ile tutuklandığı, 19/06/2015 tarihli iddianame ile soruşturma dosyasının mahkememize davasının açıldığı, dosyanın derdest olduğu, duruşmasının 09/02/2016 tarihine ertelendiği, sanığın duruşma salonunda gösterildiği, Kutbettin Tosun hakkında tutukluluk halinin devamına karar verildiği anlaşılmıştır. Silivri 2 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu görevlisinin 13/01/2016 mahkememiz kalemini arayarak şahsın tahliye edildiğini ancak mahkememizce 12/01/2016 tarihli celseye hazır edilmesinin istenildiği bildirilmekle dosyanın incelendiği” ifadelerini kullanırken sanığın tevkiften tahliyesi ile sanığın serbest bırakıldığı ve tevkif müzekkeresinin ise kurumlarına hiç ulaşmadı. Bununla birlikte sanığın mahkememiz 27/11/2015 ve 12/01/2016 tarihli celselerinde her ne kadar cezaevinden getirildiği belirtilmiş ise de sehven bu yazıldığı ve sanığın her iki celsede de hazır edilmediği anlaşılmakla iş bu tutanak birlikte imza altına alınmıştır” sözleri yer alırken Tosun’un nerede olduğu bilinmiyor.

‘YARGILAMANIN KÖTÜ YÜRÜDÜĞÜ ORTADA’

Mahkemede yaşananlar için hukukçular skandalı değerlendirmesi yaptı.

Ceza hukukçusu Cesim Parlak:” Yargılamayı yapan mahkeme ağır ceza mahkemesi olması nedeniyle duruşmada üç hakim ile bir de soruşturma savcısı bulunmaktadır. Enteresan olan ise yargılama sürecinde görevli dört kişinin iki celse üst üste duruşmada bulunmayan sanığı duruşmada hazır olarak göstermeleri ve sanığın tutuklu olmamasına karşın tutukluluğun devamına karar verilmesidir. Böyle bir durum ancak kastın varlığı ile açıklanabilir. Durumun sehven ortaya çıktığını düşünmek büyük iyimserlik olacaktır. Yıllardır ceza avukatlığı yapmama karşın ilk defa böylesine vahim bir durum gördüm. Burada yargılama yapan mahkeme heyeti ve cumhuriyet savcısı için en hafifinden görevi ihmal suçu mevcuttur. Ceza Muhakemeleri Kanununun 192.vd maddelerinde duruşmanın sanık huzura alınarak yapılacağı, sanık hazır olmaksızın yapılmayacağı, mahkeme heyet ise duruşmayı heyet başkanının, mahkeme tek üyeli ise duruşmayı o hâkimin yürüteceği ve sorumluluğun başkan ve hâkime ait olacağı ele alınmıştır. HSYK’nın, bu durumdan sorumlu olan hâkimler ve savcı hakkında gerek ceza hukuku anlamında gerekse disiplin soruşturması anlamında gerekli soruşturmayı başlatması gerekmektedir. Bu olay Türkiye’de yargının ne kadar kötü işlediğini,hâkimlerin yargılama sürecine karşı nasıl bir ilgisizlik içinde olduklarını ortaya koymak açısından önemlidir.”

‘BU TAM BİR FACİADIR’

Ceza Hukukçusu Çağrı Çetin:”Olayı ilk duyduğumda “bir mahkeme bu kadar vahim bir hata yapamaz” diyerek olaya inanmadım. Mahkemece tutulan tutanağını gördüğümde ise olayın şokunu yaşadım. Bu olayda birden çok ihmal söz konusudur. İlk olarak sorgu aşamasında sulh ceza hâkimliğince tutuklama müzekkeresinin cezaevine hiç gönderilmemiş olması hususunda sulh ceza hâkimliğinde çalışan memurların ihmali vardır. İkinci olarak ağır ceza mahkemesinde, duruşma salonuna getirilmeyen bir sanığın getirilmiş gibi gösterilmesi ve yargılamanın sanık duruşmadaymış gibi yapılması bir fecaattir. Birden fazla sanığın bulunduğu bir dosyada bu durumun üst üste iki kez yaşanmış olması; mahkemelerin yargılamayı ne kadar kötü yürüttüğünü, yargılamanın el yordamıyla, usul ve yasalara riayet edilmeksizin yapıldığını göstermektedir.” kaynak radikal


Sizde Yorum Yazabilirsiniz:



ANINDA HABER VE GELİŞMELERİ İÇİN BEĞEN TIKLAYALIM !!!

Scroll To Top