Anasayfa / Gündem / Akın Öztürk: “Darbe Girişimini Fetö Gerçekleştirdi”

Akın Öztürk: “Darbe Girişimini Fetö Gerçekleştirdi”


Terör örgütü FETÖ/PDY mensup darbecilerin lideri olduğu belirtilen ve tutuklanan Hava Kuvvetleri eski Komutanı ve YAŞ üyesi Akın Öztürk, soruşturma savcısına 3 sayfalık ifade verdi.

haber detay h8623279_o

Terör örgütü FETÖ/PDY mensup darbecilerin lideri olduğu belirtilen ve tutuklanan Hava Kuvvetleri eski Komutanı ve YAŞ üyesi Akın Öztürk, soruşturma savcısına 3 sayfalık ifade verdi. Öztürk, “Askeri darbe girişimi güçsüz bir Türkiye isteyen yabancı misyonların işi olabilir. Pensilvanya’daki kişinin emirle bu işi yaptırabilecek gücü yoktur. Bu olayda paralel yapı kullanılmış olabilir.” diye konuştu.

Savcılıktaki ifadesinde, darbeyi planlamadığını ve yöneticisi olmadığını belirten Öztürk, “Darbeyi kimin planladığını bilmiyorum, darbenin başarılı olamayacağını anlattım. 15 Temmuz günü askeri darbeyi yöneten kişi ben değilim” ifadelerini kullandı.
haber detay h8967486865

15 Temmuz günü, İstanbul’da bir arkadaşının kızının düğünü olduğunu, düğüne katılması gerektiğini ancak İzmir’deki noter işleri nedeniyle gidemediğini söyleyen Öztürk, İzmir’de noter işlemleri yaptığını ispat edebileceğini savundu.

İzmir’de saat 11.30 civarında noter işleminin tamamlandığını, saat 13.30 sıralarında Ankara’ya askeri uçakla yanında Kara Kuvvetleri Komutanı ile geldiğini belirten Öztürk, doğrudan torunlarını görmek için Akıncı Üssü’ne gittiğini kaydetti.

Akşama kadar Akıncı Üssü’ndeki lojmanda olduğunu söyleyen Öztürk şöyle konuştu:

“Akıncı Üssü’nde mutat uçak iniş ve kalkışları oluyordu. Devamlı hareketlilik olduğu için önce bir şey fark etmedim, düğün sahibi Mehmet Şanver’i aradım, tebrik ettim. Bir süre sonra o da beni tekrar aradı. Uçakların alçak uçuş yaptığını, ne olduğunu sordu. Televizyonda alt yazı geçtiğini söyledi. Ben de bu sırada televizyonda gelişmeleri izliyordum.Hava Kuvvetleri Komutanı da bu düğünde idi. Beni aradı ve uçakların Ankara’da alçak geçiş yaptığını söyledi, ‘Bu duruma müdahale et’ dedi. Bunun üzerine üs komutanlığına telefon ettim. Görüştüğüm kişi üs komutanı ve misafir olarak orada bulunan Kubilay Selçuk idi. Genelkurmay Başkanı’nın da üste olduğunu söyledi. Ben de hemen yanına gittim.

“GENELKURMAY BAŞKANI’NIN YANINA GİTTİM” Yaklaşık 5 dakika içerisinde Genelkurmay Başkanı’nın yanına gittim. Gittiğimde hava kararmıştı ancak saatin kaç olduğunu bilemiyorum. Bir oda içerisinde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Tümgeneral Kubilay Selçuk ve Tuğgeneral Mehmet Dişli ile çay içiyordu. Bana, ‘Bunlar bu işi yaptılar, bunlarla konuş ikna et’ dedi. Ben onlarla konuşmaya başladım. Bu sırada İstanbul’da tankların üzerine insanlar çıkmıştı. Üste oda içerisinde televizyon açıktı, bunları görebiliyordum. Kubilay Selçuk ve Mehmet Dişli’ye darbenin olamayacağını, demokratik kurumların işlediğini, halkın bu işe tepki gösterdiğini anlatıp, ikna etmeye çalıştım. Kendilerine, itiraz ettikçe bağırıp, çağırdım. Aynı şekilde Genelkurmay Başkanı da onları ikna etmeye çalıştı. 3-4 kez bunları tekrarladım.

“BİR BÜYÜK OLARAK İKNAYA ÇALIŞTIM” Benim onlara emir verme yetkim yok ama bir büyük olarak, Hava Kuvvet Komutanı Abidin Ünal’ın isteği üzerine onlara telkinde bulunup, ikna etmeye çalıştım. O sırada, soyadını bilmediğim Ömer isimli bir amiral de oraya geldi. Benim telkinlerim sonuç verdi. İkna oldular. Yeni uçak üsten havalanmadı. Havadakilerin görevleri devam etti. Üsse dönen uçaklar bir daha gönderilmedi. İkna sürecinin ne kadar sürdüğünü bilmiyorum. Sonunda onlar ikna olunca Genelkurmay Başkanı, Başbakan ile görüştü. Bana ‘sen burada kal, bunları iyice ikna et’ dedi. Daha sonra helikoptere binip, Başbakanlığa gitti. Sabah erken saatlerdi fakat saatin kaç olduğunu bilmiyorum.”

“HULUSİ AKAR TANIKTIR” Öztürk, savcılık ifadesinde, “Benim, bu darbeye iştirak etmediğime Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Hava Kuvvet Komutanı Abidin Ünal, Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler ve orada bulunan diğer havacı generaller tanıktır.” şeklinde konuştu.

Öztürk, hakkındaki iddialara ilişkin, şunları söyledi:
“Bir süre sonra üsten helikopterle ayrılmak için teşebbüste bulundum. Bacağımdan yaralandım. Beni yaralayan mermilerin uçaklardan açılan ateş sonucu mu yoksa yerdeki birliklerden mi açıldığını bilmiyorum. Üsse geri döndüm. Bu sırada Mehmet Dişli ile irtibat halindeydim. O Genelkurmay Başkanı’yla helikoptere binip, Başbakanlığa gitmişti. Kendisiyle cep telefonu üzerinden irtibat halindeydim. Daha sonra Genelkurmay İkinci Başkanı’nın üste olduğunu öğrendim. Onun bulunduğu odaya gittim. Gözleri bağlıydı, gözlerini açtım. El ve ayakları bağlıydı, çözdüm. Onunla helikoptere binip üsten uzaklaşamadık, çünkü havada uçaklar dolaşıyordu. Uzun süre üste kaldık. Üste başka bir yerde Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal ve diğer generallerin bulunduğunu bu sırada öğrendim. Önce Abidin Ünal’ı ziyaret ettim. Abidin Ünal’ı koruması için başına iki nöbetçi koydum. Daha sonra Yaşar Güler’e gidip, bunları anlattım. Yaşar Güler, Özel Kuvvetler Komutanı’yla görüştü. Onun üsse geldiğini söyledi.

“HAVA GENERALLERİNİ KURTARDIK”
Yaklaşık 2-3 saat kadar bekledik. Özel Kuvvetler Komutanı’nın gelmesi gecikti. Çevrede birçok yere bakıp döndüğü için geç kaldı. Ayrıca olay yerine Yaşar Güler, askeri savcıları çağırdı. Askeri savcılar olay yeri tespitine başladı. Ben üste Fahri Kasırga, Kara Kuvvet Komutanı, Kurmay Başkanı, Emir Subayı ve Özel Kalem Müdürünün de orada olduğunu öğrendim. Bu sırada Özel Kuvvetler Komutanı Albay Murat üsse girip, Fahri Kasırga ve Kara Kuvvetleri Komutanı’nı kurtardı. Kara Kuvvetleri Komutanı’nı, onun çıkarıp çıkarmadığını tam olarak bilemiyorum. Yaşar Güler’i yanıma alıp, önce Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ın yanına gittik. Daha sonra misafirhanede tutulan hava generallerini kurtardık. Daha sonra Yaşar Güler ile arkamızda başka bir araçta Abidin Ünal olduğu halde, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na geldik. Biz, Abidin Ünal ile karargahta kaldık. Yaşar Güler evine gitti.

Benim hakkımda çeşitli iddialar çıktığı için bu iddiaları yalanlamak için basın bildirisi hazırladım ve bunu yayınladım. Daha sonra ben de evime gittim ve beklemeye başladım. Beni gelip alacaklarını düşünüyordum. Gece saat 01.30 sıralarında Merkez Komutanı beni gözaltına aldı. Daha sonra emniyet ekiplerine teslim edildim. Benim, bu darbeye iştirak etmediğime, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Hava Kuvvet Komutanı Abidin Ünal, Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler ve orada bulunan diğer havacı generaller tanıktır. Dinlenmelerini isterim.”

“PARALEL YAPIYA KARŞI MÜCADELE ETTİM”
Paralel yapıya karşı ciddi bir şekilde mücadele ettiğini savunan Öztürk, eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, emekli Hava Pilot Yarbay Mehmet Yıldırım, emekli Astsubay Cahit Demirbüken ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da bu konuda dinlenebileceğini kaydetti.

Öztürk, “Hakan Fidan’a Etimesgut Hava Hastanesi Başhekimliği’nden gelen listeyi elden verdim. Araştırıp, sonucunu bildirmesini söyledim. Ben ordu içerisindeki paralel yapıyla mücadele etmek için elimden gelen gayreti gösterdim. Benim tecrübelerime göre, bu askeri darbeye teşebbüsü paralel yapının gerçekleştirdiğini düşünüyorum. Ancak bu işi TSK içerisinde kimin organize edip, gerçekleştirdiğini kestiremiyorum. Benim bu konuda herhangi bir bilgim yoktur. Beni atama listesinde Genelkurmay İkinci Başkanı olarak göstermişler. Ben gerçekte Genelkurmay İkinci Başkanı’ndan kıdemliyim.” ifadelerini kullandı.

Öztürk, özellikle Hava Kuvvetleri Komutanlığı döneminde paralel yapıyla çok mücadele ettiğini, bu yapıdan olduğu için birçok kişiyi Hava Harp okullarına almadığını, hatta İzmir’deki askeri casusluk olayının iddia edildiği gibi değil, bir fuhuş konusu olduğuna ilişkin birçok faaliyette bulunduğunu belirtti.

Öztürk, TSK ve Hava Kuvvet Komutanlığı içerisinde bu yapıdan kaç kişinin olduğunu bilmediğini söyledi. Öztürk, “Askeri darbe girişimi güçsüz bir Türkiye isteyen yabancı misyonların işi olabilir. Pensilvanya’daki kişinin emirle bu işi yaptırabilecek gücü yoktur. Bu olayda paralel yapı kullanılmış olabilir.” diye konuştu.

Öztürk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı gördüğünde boynunda yara izleri olduğunu fark ettiğini anlatarak, şu an çok yorgun olduğunu, daha sonra ayrıntılı beyanda bulunabileceğini kaydetti. Öztürk, “Ben bu işin içerisinde yer alan generallerle tek satır konuşmadım. Bu da benim iştirak etmediğimi gösterir.” diye konuştu. kaynak haberler


Sizde Yorum Yazabilirsiniz:



ANINDA HABER VE GELİŞMELERİ İÇİN BEĞEN TIKLAYALIM !!!

Scroll To Top