Anasayfa / Magazin / 50’lerin tango yıldızı Zehra Eren hayatını kaybetti

50’lerin tango yıldızı Zehra Eren hayatını kaybetti


Türkiye’nin Marlene Dietrich’i, Zeki Müren’in büyük hayranı olduğu, 50’lerin erkeksi sesli tango yıldızı Zehra Eren, 92 yaşında hayatını kaybetti. Birkaç kişilik cemaatle sessiz sedasız Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilen Zehra Eren kimdir? Radikal’den Gökhan Akçura’nın 2014’te yazdığı biyografik yazısını yeniden okuyalım…

zeki muren zehra eren

Hiç Zehra Eren’in sesini dinlediniz mi? Zeki Müren en büyük hayranıydı. Atillâ Dorsay yıllardır onun okuduğu tangoların bir albüme dönüşmesini bekliyordu. Şevval Sam, tango albümü yapmasının en büyük nedeninin Zehra Eren’e olan hayranlığı olduğunu söylemişti.

1950’lerde radyolarda sesini duymaya başladığımız, bu oldukça erkeksi sesli (Ona Türkiye’nin Marlene Dietrich’i derlerdi) şarkıcımızın sadece bir albümü yapıldı. TRT’nin kuruluşunun 50’nci yıldönümü dolayısıyla basılan bir albüm bu… Hem de plak ve CD formatlarında… Ama biliyorum, soracaksınız şimdi. Kimdir bu Zehra Eren, diye…

Önce döneminin radyo dergilerini tarayarak, sonra kendisiyle görüşerek edindiğimiz kısa yaşamöyküsü şöyle: Zehra Eren 1923 doğumlu. Sesinin farklılığı ve güzelliği okul sıralarında göze çarpmaya başlamış. Sesinin özelliği nedeniyle bas tınısı önde olan parçaları seçermiş. Pek bilinen bir Rus şarkısı örneğin: Oçiçorniya…

haber detay h45364564533

Müzik hevesini ilk zamanlar, ağız mızıkasıyla gidermeye çalışmış. İstanbul Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra, dans şarkılarını okuyuşu beğenilerek, yakınlarının ısrarıyla Ankara’daki dayısının yanına gitmiş. Dayısı çok yakın arkadaşı olan doktor Kadri Cerrahoğlu’na Zehra’yı dinletmiş. Kadri Bey aynı zamanda ünlü bir tango bestekârı.

Cerrahoğlu, Zehra’ya müzik dersleri vermeyi kabul etmiş. Kadri Bey, Zehra Hanım’a âşık olunca bu beraberlik evliliğe dönüşmüş. Sonunda düşleri gerçekleşmiş ve Eren, 1951’de Ankara Radyosu’nda Niyazi Erdem’in orkestra şefliğinde tangolar söylemeye başlamış. Dinleyiciler bu alışık olmadıkları tonda ve çok özel bir yorumla okunan tangoların tiryakisi olmuş. Ama çekingen tabiatlı olan Zehra Hanım ısrarlara rağmen sahneye çıkmamış. Eh biliyorsunuz, sahneye çıkmayan, dedikodulara bulaşmayan bir şarkıcıdan radyo dergileri pek hoşlanmaz. Yaptığım dergi ve gazete taramalarında çok az haber bulabildim Zehra Eren hakkında…

1955’te Radyo Alemi dergisinin muhabiri Edip Akın, Eren’e sorular yöneltmiş:

haber detay h54634331

Sizdeki bu tango merakı evvelden beri var mıydı, yoksa Kadri Bey’le evlendikten sonra mı başladı?
Merakım evvelden beri vardı. Nitekim bu hususta bir şeyler öğrenebilmek için Kadri Bey’den ders almaya başladım, bu arada da evlendik.

Radyoda ne zamandan beri okuyorsunuz?
1950’den beri okuduğuma göre 5 sene kadar oluyor.

Ama bir müddetten beri sesinizi duyamıyorduk radyoda?
İki aydan beri İstanbul’da bulunuyordum. Bu işleri tedvir eden Erdoğan Çaplı. Maalesef onu görmek ve konuşmak bir mesele. (…) Erdoğan Çaplı, hakikaten çok kıymetli bir sanatkâr, kendisini takdir ediyorum. Fakat vazifesi son derece ağır. Hani başını kaşıyacak vakti yok derler ya, işte tam Erdoğan Çaplı için söylenmiş bir darbımeseldir [atasözüdür] bu. Bugüne kadar sadece piyano ile okuyordum, bundan sonra bir orkestra ile beraber okuyacağımı söyledi Çaplı.

Bir başka dergi röportajında, İngilizce şarkılar söylememe sebebini şöyle açıklıyor: “İngilizce okumak taraftarı değilim, okuyanları da tasvip etmiyorum. Bizde İngilizce şarkı söyleyenlerin ‘Kâtibim’ şarkısından farkı yoktur. Nasıl ki Eartha Kitt, ‘Kâtibim’i söylüyorsa, bizim sanatkârların da İngilizce şarkı söylemesi onun gibi…”

Yıllarca sadece radyoda duyabildiğimiz Eren, sahneye Zeki Müren’in ısrararı sonucu, ilk kez 1968’de Ankara’daki Kulüp Bulvar’da çıktı. Ses dergisi bu ilk sahne tecrübesini şöyle aktarıyordu: “Zehra Eren hayatında ilk defa sahneye çıkıyordu. Bu yüzden de dinleyicilerin samimi alkışlarına saygılı fakat biraz da ürkek bir şekilde mukabele etti. Ankara sosyetesinin toplandığı kulüpte, İstanbul’dan gelen şöhretler dışında milletvekillerinden Parisli elma kralı Vatasyon’a kadar pek çok tanınmış kişi vardı. Zeki Müren partiye Ajda Pekkan, Peri-Han, Neriman Köksal ve Nigar Uluerer ile gelmişti. Bir süre oturduğu yerden, ilk defa sahneye çıkıp şarkı söyleyen Zehra Eren’e eşlik etti. Sonra dayanamadı, sahneye çıkarak Eren’le ‘Sevgiden uslanmadı gönül/ Hicrandan bıkmaz bilmem ki neden?’ şarkısını söyledi.”

ZEKİ MÜREN’DEN EREN’E ŞİİR

Zeki Müren’in ilgisi tesadüfi değil. Zehra Eren’le eski dostlar. Hatta Zeki Müren onun için bir de şiir yazmış: Ziynettir dostluğun Zeki Müren’e/Ellerinde vefa, gönlünde vefa /Helâldir bu sevgin seni bilene/Rabbim yaratmıştır ancak bir defa/Andıkça taparım Zehra Eren’e.

Eren ise arkadaşlıklarını şöyle anlatıyor: “Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen bir dostluktu. Kendisi bile bir Türk müziği parçası öğrenirken; ‘Zehra bunu bir de sen söyle bakalım. Nasıl söyleyeceksin?’ derdi. ‘Peki’ derdim. Tarzımı, yorumumu çok beğenirdi.”

Sonrasını da Eren’den aldığımız bilgilerle aktaralım: Bulvar Palas’ın kulubündeki program bir ay sürdü ve büyük sükse yaptı. Ardından Dışişleri Bakanlığı Zehra Eren’i Kıbrıs turnesine çıkardı. Erkan Özarman’ın girişimiyle de Dario Moreno ile Avrupa turnesi hazırlıkları yapıldı. Fakat Moreno’nun beklenmedik ölümü bu girişimi önledi. Sahne çalışmaları genellikle Zeki Müren’le sürdü: İstanbul’da Taşlık Gazinosu’nda, Çakıl Gazinosu’nda ve Bursa gazinolarında sahneye çıktı.

Gelelim TRT’nin yayımladığı albüme. Bu albüm (50. Yıl Özel, Zehra Eren Tangolar, Arşiv Serisi) 1953-54 yıllarında İstanbul Radyosu’nda yapılan bir programın kayıtları. Eren’e eşlik eden müzisyenler şöyle: Erdoğan Çaplı ve Cemil Başargan (piyano), Özdemir Baturalp (kontrbas), Muzaffer Erberik (bateri). Plaktaki 12 tangonun besteleri ve sözleri Necdet Koyutürk, Fehmi Ege, Erdoğan Çaplı, İbrahim Özgür, Cemil Başargan ve altı tangoda imzası olan Kadri Cerrahoğlu’na ait.

Plağı dinlemeye başladığınızda “Bizi bu sesten niçin yıllarca mahrum ettiniz?” diye sormaktan kendinizi alamıyorsunuz. Evet, hâlâ aynı soruyu soruyorum: Hiç Zehra Eren’i dinlediniz mi? Dinlemediyseniz, bu fırsatı kaçırmayın, çok özel bir ses ve yorumla karşı karşıya olduğunuzu hemen anlayacaksınız.
Kadri Cerrahoğlu: Hocası ve eşi…

Zehra Eren’in eşi Kadri Cerrahoğlu Ankara sosyetesinin yakından tanıdığı bir diş doktoru, aynı zamanda da tango bestekârıydı. ‘Sarhoş’, ‘Annem’, ‘Leyla’, ‘Siyah Gözler’ en çok yorumlanan tangolarıdır. Tangolarını Eren dışında en çok İbrahim Özgür seslendirmişti. 31 Ekim 1983’te 80 yaşında ölen Cerrahoğlu’nun diğer tangoları arasında ‘Gönül Rüyası’, ‘Emel’, ‘Simsiyah Bakışların’ ve ‘Beyoğlu’ yer alır.

ZEHRA EREN KİMDİR?

İSTANBULLU bir ailenin 1923 Ankara doğumlu kızıdır.

Okul yılları İstanbul’da geçmiş, İstanbul Kız Lisesi’ni bitirmiştir. Okul yıllarında arkadaşları arasında güzel şarkı söylemekle, güzel resim yapmakla ve sporculuğuyla tanınırdı. Okulu bitirdikten sonra kısa süre memurluk yaptı.

İstanbul’da tanıştığı bazı müzisyenler Eren’i dinledikten sonra kendisini Radyo’ya yönlendirmiş ve Ankara’ya gitmesini tavsiye etmişlerdir. Radyoya girmek amacıyla Ankara’ya giden Eren, o yılların tanınmış bestecisi Diş Tabibi Kadri Cerrahoğlu ile tanışmış ve kısa bir süre sonra da evlenmiştir.

Zehra Eren eşinden birkaç sene müzikle alakalı eğitim aldıktan sonra 1951’den itibaren uzun yıllar Ankara ve İstanbul radyolarında çeşitli orkestralarda solist olarak yer almış ve sayısız programlara katılmıştır. kaynak hurriyet


Sizde Yorum Yazabilirsiniz:



ANINDA HABER VE GELİŞMELERİ İÇİN BEĞEN TIKLAYALIM !!!

Scroll To Top